Haaretz’e göre İsrail, Batı Şeria’daki arkeolojik alanları yeni bir kuruma devrederek ilhakı hızlandırmayı planlıyor. Arkeologlar ve insan hakları örgütleri bu adımı ‘diktatörce’ ve ‘yasa dışı’ olarak niteliyor.
Haaretz gazetesi, İsrail hükümetinin Batı Şeria’daki arkeolojik alanların yönetimini Sivil İdare’den alarak yeni kurulacak bir kuruma devretme planını duyurdu. Bu adım, arkeolojinin siyasi ilhak aracı olarak kullanıldığına dair tartışmaları alevlendirdi. Yeni kurulacak ‘Yahudiye ve Samariye Kültürel Miras Kurumu’na, Filistin topraklarında kazı yapma, sit alanı ilan etme ve el koyma gibi geniş yetkiler verilmesi öngörülüyor.
Mevcut durumda Batı Şeria’da yaklaşık 2 bin 600 arkeolojik ve tarihi sit alanı bulunuyor. Filistinli yetkililer, kendi yönetimlerindeki alanların korunduğunu belirtirken, İsrail kontrolündeki bölgelerde bakımsızlık, tarım arazilerine el konulması ve turizmde çöküş yaşandığını vurguluyor.
İsrailli arkeolog Alon Arad, bu girişimin temel motivasyonunun ilhak olduğunu belirterek, yasanın bir planlama aracı olduğunu söyledi. Arad, bir bölge arkeolojik sit alanı ilan edildiğinde el koyma gereğinin ortadan kalkacağını ve Sivil İdare’den ayrılacak birimin kaos yaratacağını ifade etti. Miras Bakanı’na keyfi sit alanı ilan etme yetkisi verilmesinin ‘diktatörce bir arkeoloji’ ve ‘mesihçi bilim’ anlamına geldiğini savundu.
İsrailli sivil toplum kuruluşu ‘Peace Now’ hareketinden Yonatan Mizrahi de bu adımın gerçek bir ilhak olduğunu değerlendirdi. Mizrahi, otoritenin Batı Şeria’daki tüm arkeolojik sit alanlarından sorumlu olacağını ve durumun ciddiyetinin yeterince anlaşılmadığını belirtti. Hareketin raporunda, yasa tasarısının toprak gasbına ve profesyonel olmayan siyasi atamalara yol açacağı uyarısı yapıldı.
İsrail Meclisi hukuki danışmanları dahil birçok uzman, yasa tasarısının uluslararası hukuka ve Oslo Anlaşmaları’na aykırı olduğunu ve doğrudan ilhak anlamına geleceğini vurguluyor. Miras Bakanı Eliyahu’nun aksine uzmanlar bu adımı ‘diktatörce bir arkeoloji’ ve ‘mesihçi bilim’ olarak nitelendiriyor.
Koalisyon kaynaklarına göre, yasa tasarısının parlamento komisyonundaki görüşmeleri, Başbakan Netanyahu’ya yönelik muhalefet ve tepkiler nedeniyle şimdilik durduruldu. Bu yasa tasarısı, İsrail’in Batı Şeria’daki işgalini genişletme politikasının bir parçası olarak görülüyor.
İlgili yasa tasarısı daha önce 12 Mayıs 2026’da İsrail Meclisi’nde ilk oylamada onaylanmıştı. Tasarıya göre kurulacak kültürel miras kurumu, işgal altındaki Batı Şeria’daki antik eserler, kültürel miras ve arkeolojik alanların bakımından doğrudan İsrail devletini sorumlu tutacak. Bu durum, İsrail’in ‘Yahudi mirası alanları’ olarak nitelediği binlerce arkeolojik alan dahil Batı Şeria’daki Filistin topraklarını da kapsayacak.
Filistin Turizm Bakanlığı verilerine göre, İsrail’in iddia ettiği alanlar arasında Sebastia beldesindeki Arap, Kenan, Roma, Bizans, Fenike ve İslam medeniyetlerine ait eserler içeren 4,8 bin dönümlük bir alan da bulunuyor. Tasarının yasalaşması için İsrail Meclisi’nde ikinci ve üçüncü oylamadan da geçmesi gerekiyor.
Birleşmiş Milletler ve uluslararası toplum, Doğu Kudüs dahil Batı Şeria’yı işgal altındaki Filistin toprağı olarak tanıyor. İsrail’in yerleşim faaliyetleri uluslararası hukuka göre yasa dışı kabul ediliyor. 1995 tarihli İkinci Oslo Anlaşması, Batı Şeria’yı Filistin yönetimindeki ‘A Bölgesi’, karma yönetimdeki ‘B Bölgesi’ ve tamamen İsrail kontrolündeki ‘C Bölgesi’ olarak üçe ayırıyor. C Bölgesi, Batı Şeria’nın yaklaşık yüzde 61’ini oluşturuyor.
Türkiye’nin en güçlü ve en iddialı haber teması: Seobaz Haber Teması. Hız, SEO uyumu ve modern tasarımıyla rakiplerinizi geride bırakın, haber sitenizi zirveye taşıyın.
Yorum Yap