Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan, Körfez’deki savaşın ekonomik etkilerine değindi. Karahan, sistemde döviz likiditesi sıkıntısı olmadığını belirtti.
Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan, Körfez bölgesindeki savaşın Türkiye ekonomisi ve piyasalar üzerindeki etkileri ile alınan tedbirlere ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Karahan, bankacılık sisteminde herhangi bir döviz likiditesi sıkıntısı yaşanmadığını ve uygulanan kur rejiminin sağlıklı işlediğini ifade etti. Ayrıca, altın kaynaklı işlemlerin önemli bir kısmının vadeli altın-döviz takası niteliğinde olduğunu ve vadesi geldiğinde bu altınların rezervlere geri döneceğini vurguladı.
Başkan Karahan, yaşanan gelişmelerin enflasyondan büyümeye, enerjiden ticarete kadar çeşitli alanlarda etkisini gösterdiğine dikkat çekti. Merkez Bankası olarak enflasyonist etkileri azaltıcı önlemler aldıklarını belirten Karahan, artan enerji fiyatlarına karşı uygulanan eşel mobil sisteminin enflasyonist etkiyi düşürdüğünü aktardı. Artan belirsizliğin yatırım iştahı ve özel tüketim üzerinde de etkileri olacağını, ancak cari dengedeki olası bozulmanın yönetilebilir seviyede kalmasını beklediklerini dile getirdi.
Fatih Karahan, döviz likiditesinin desteklenmesi gereken dönemlerde altın kaynaklı işlemlerin kullanılmasının doğal bir tercih olduğunu açıkladı. Bu işlemlerin büyük bölümünün vadeli takas niteliğinde olduğunu, yani vadesi dolduğunda altınların yeniden Merkez Bankası rezervlerine döneceğini belirtti. Bankaların Merkez Bankası ile swap işlemlerine yeniden yönelmesi, sistemde döviz likiditesi sıkıntısı bulunmadığını ve kur rejiminin sağlıklı işlediğini gösteriyor.
Karahan, rezerv tutmanın temel amacının para ve kur politikalarına olan güveni güçlendirmek, küresel veya jeopolitik gelişmelerin olası olumsuz etkilerine karşı ekonomiyi korumak olduğunu vurguladı. Altın rezervlerinin 2016’dan bu yana iki katına çıktığını ve Mart 2026 itibarıyla toplam rezerv içindeki payının yüzde 60’ı aştığını ifade etti. Merkez Bankası, likidite yönetiminde proaktif, esnek ve kontrollü bir yaklaşım izliyor. Yapılan işlemlerin döviz pozisyonunu güçlendirmeye yönelik olduğunu kaydetti.
Merkez Bankası Başkanı Karahan, Körfez bölgesindeki savaşın enerji fiyatlarında belirgin bir yükselişe yol açtığını ve bunun enflasyon üzerinde maliyet kaynaklı baskı yarattığını belirtti. Petrol fiyatlarında yüzde 10’luk kalıcı bir artışın tüketici enflasyonunu bir sene içinde yaklaşık 1,1 puan artırdığını, ancak eşel mobil sisteminin bu etkiyi üçte bire düşürdüğünü açıkladı. Savaşın orta vadede hem arz hem de talep yönlü enflasyonist etkileri olacağını, ancak Merkez Bankası’nın gereken sıkılığı sağlamakta kararlı olduğunu vurguladı.
Ekonomik büyüme ve cari açık dinamiklerine ilişkin olarak Karahan, artan enerji maliyetleri ve dış belirsizliklerin ekonomik aktivite üzerinde aşağı yönlü baskı oluşturmasını beklediklerini ifade etti. Petrol fiyatlarındaki yüzde 10’luk bir artışın büyüme oranında bir yıllık dönemde 0,4 ila 0,7 puan gerilemeye neden olduğuna işaret etti. Ancak, mevcut cari açığın tarihsel ortalamasının altında olması ve ekonomik aktivitedeki soğumanın ticaret dengesini olumlu etkilemesiyle, ortaya çıkabilecek cari dengedeki bozulmanın yönetilebilir seviyede olacağını öngördü.
Karahan, para politikası metninde açıklandığı üzere mevcut kur rejimini 2026 yılında da sürdüreceklerini yineledi. Dezenflasyon sürecinin devamı için gereken sıkılığı sağlamakta kararlı olduklarını belirtti.
Türkiye’nin en güçlü ve en iddialı haber teması: Seobaz Haber Teması. Hız, SEO uyumu ve modern tasarımıyla rakiplerinizi geride bırakın, haber sitenizi zirveye taşıyın.
Yorum Yap