Malatya’da bir köy okulu, Avrupa Birliği destekli proje ile gençleri su ve çevre konusunda bilinçlendirerek ‘su koruyucuları’ yetiştiriyor. Proje, su okuryazarlığını artırmayı hedefliyor.
Avrupa Birliği desteğiyle yürütülen bir proje, Malatya’nın Doğanyol ilçesine bağlı Koldere Mahallesi’ndeki bir köy okulunu ‘su koruyucuları’ yetiştirme merkezine dönüştürdü. Proje, gençlerin su ve çevre okuryazarlığını artırmayı, iklim ve su krizine karşı sürdürülebilir çözümler üretmelerini teşvik etmeyi amaçlıyor.
Koldere Ortaokulu’nda uygulanan proje kapsamında, öğrencilere yıl boyunca su ekosistemlerinin önemi, su kaynaklarının korunması ve su verimliliği konularında eğitimler verildi. Bu eğitimler, öğrencilerin deniz, okyanus ve tatlı su ekosistemlerinin korunmasına yönelik projeler geliştirmesini destekliyor.
Proje yürütücüsü ve Fen Bilimleri Öğretmeni Dr. Sinem Berber, projenin İngilizce olması nedeniyle başlangıçta zorlandıklarını ancak çeviri ve araştırmalarla başvuru sürecini tamamladıklarını belirtti. Eylül ayında kabul edilen proje, şubat-haziran döneminde haftalık uygulamalarla hayata geçirildi.
Berber, projenin sadece ortaokul öğrencilerini kapsadığını ancak tüm okula yaymaya çalıştıklarını vurgulayarak, su okuryazarlığının erken yaşlarda kazanılması gerektiğini ifade etti. Çalışmalar ders programına entegre edilirken, zaman kısıtları nedeniyle ders dışı ve hafta sonu imkanları da değerlendirildi.
Projenin içeriğinin denizlerin, nehirlerin ve göllerin kirlenmesini önleme, suyun bilinçli kullanımını sağlama, israftan kaçınma ve suyu doğru kullanmayı kapsadığını belirten Berber, verilen eğitimlerin yanı sıra üniversite hocaları ve uzmanları da öğrencilerle bir araya getirdiklerini kaydetti.
Berber, öğrencilerin projeler aracılığıyla bir şeyler üretmenin mutluluğunu yaşamasının motive edici olduğunu dile getirdi. Öğrencilerin sorumluluk almasını teşvik eden proje kapsamında, ‘su ayak izi hesaplama sistemi’ gibi uygulamalarla öğrencilerin günlük su tüketimlerini hesaplamaları sağlandı.
Denizlerden uzak bir bölgede olmalarına rağmen Fırat Nehri ve Karakaya Barajı gibi önemli su kaynaklarına yakın yaşamaları nedeniyle öğrencilerin çevre kirliliğinin farkında olduğunu belirten Berber, bu farkındalığın zamanla daha geniş bir alana yayılabileceğini umduğunu söyledi.
Koldere İlkokulu ve Ortaokulu Müdürü Galip Öz, imkanları sınırlı bir köy okulunun ‘BlueLightS Projesi’nde yer almasından duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Projenin Türkiye’de sınırlı sayıda örneği olan önemli çalışmalardan biri olduğunu belirtti.
Öz, suyun sadece içme suyu veya tasarruf edilen bir kaynak olmadığını, tarımdaki yeri, ekosistemdeki rolü ve insan sağlığı üzerindeki etkileri açısından da büyük önem taşıdığını vurguladı. Bu nedenle bu farkındalığın artırılmasının büyük önem taşıdığını ifade etti.
Müdür Yardımcısı Mehmet Coşkun ise öğrencilerin sürece aktif katılımının öğrenmeyi hızlandırdığını söyledi. Öğrenciler, su tüketimi hesaplamalarından bozuk musluk bildirimine, plastik atık toplama gibi birçok uygulamayla farkındalıklarını günlük yaşamlarına yansıttı.
6. sınıf öğrencisi Talha Hamza Özkan, okulun toplam su ayak izi ortalamasının 775 olduğunu ve en tasarruflu sınıfın 7-A olduğunu belirtti. Özkan, doğanın yaşamı sürdürmedeki önemine dikkat çekerek, çevreyi korumanın gerekliliğini vurguladı.
8. sınıf öğrencisi Gamze Bayram, atık kapaklarla özel çalışmalar yaptıklarını ve suyun dünyadaki en değerli kaynak olduğunu söyledi. Bayram, su israfı ve kirliliğinin canlı yaşamını tehdit ettiğini belirterek, gelecek nesiller için çevreye sahip çıkmanın önemini vurguladı.
Türkiye’nin en güçlü ve en iddialı haber teması: Seobaz Haber Teması. Hız, SEO uyumu ve modern tasarımıyla rakiplerinizi geride bırakın, haber sitenizi zirveye taşıyın.
Yorum Yap