Bakan Kacır, imalat sanayi katma değerinde dünyadaki paylarını ikiye katladıklarını açıkladı. Türkiye’nin savunma sanayi, ticari araç ve beyaz eşya gibi birçok alanda lider konuma geldiğini belirtti.
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Sanayinin Dönüşümü ve Teşvikler Bilgilendirme Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, küresel ekonomideki değişimlere dikkat çekerek Türkiye’nin sanayi ve teknoloji alanındaki kazanımlarını paylaştı. Bakan Kacır, yerleşik ezberlerin bozulduğu, ekonomik güç dengelerinin ve toplumsal yaşam biçimlerinin yeniden tanımlandığı bir dönemden geçildiğini belirtti. Liberal ticaret yaklaşımının yerini korumacılık tedbirleri, gümrük duvarları ve dostlardan tedarik gibi yaklaşımların aldığını ifade etti.
Kacır, küresel ekonominin ağırlık merkezinin batıdan doğuya kaydığını ve sanayi ile teknoloji kabiliyetlerinin stratejik değer taşıdığını vurguladı. Yenilikçi teknolojilere yön veren ülkelerin uluslararası ticaretin ve diplomasinin yeni kurallarını belirlediğini söyledi. Türkiye’nin bu dönüşüm sürecine erken ön aldığını ve hazırlıklarını güçlü bir şekilde tamamladığını belirtti.
Bakan Kacır, imalat sanayi katma değerini 23 yılda 41 milyar dolardan 246 milyar dolara yaklaştırdıklarını açıkladı. İmalat sanayisi katma değerinde dünyadaki paylarını ikiye katladıklarını söyledi. Türkiye’nin askeri insansız hava aracı üretiminde dünyada, ticari araç, güneş paneli, otobüs, beyaz eşya, tekstil, ağaç ürünleri ve çelik üretiminde Avrupa’da lider konumda olduğunu belirtti. Ayrıca alüminyum, düz cam, seramik, plastik mamul, motorlu taşıtlar, rüzgar türbini, kule ve komponentlerinde Avrupa’nın önde gelen üreticileri arasında yer aldıklarını ifade etti.
Yıllık ihracatın 276 milyar dolara ulaştığını belirten Kacır, verimliliği merkeze alan, teknolojiyi üretimle buluşturan, yerli ve milli kapasiteyi güçlendiren bir anlayışla yola devam ettiklerini söyledi. Türkiye’nin bölgesinde güven ve istikrarın adresi haline geldiğini ve küresel meydan okumalara rağmen yatırım, istihdam, üretim, icat ve ihracat rotasında ilerlediğini kaydetti. Bu seviyeyi Türkiye Yüzyılı hedeflerine uzanan yolda önemli bir dönüm noktası olarak gördüklerini dile getirdi.
Bakan Kacır, Türkiye Yüzyılı’nda katma değerli üretim altyapısı ve teknoloji geliştirme kapasitesiyle Türkiye’yi dünyada hak ettiği konuma taşımayı hedeflediklerini belirtti. Bu doğrultuda yeni nesil destek ve teşvik programlarını devreye aldıklarını kaydetti. Yatırım Taahhütlü Avans Kredisi Programı ile yüksek teknoloji odaklı kritik ve stratejik sektörlerdeki yatırımlara ayrıcalıklı finansman sunduklarını söyledi. Merkez Bankası ile yürütülen programla 406 milyar lira yatırım büyüklüğüne sahip 77 projeyi hızlandırdıklarını açıkladı.
HIT-30 Yüksek Teknoloji Yatırım Programı ile de ülkeye teknoloji geliştirme ve üretme kabiliyetinde önemli kazanımlar sağlayacak yatırımlar için cazip koşullarda finansman ve uygun yatırım alanları sunduklarını belirtti. Geçtiğimiz yıl 4,4 milyar dolar destek imkanıyla veri merkezi, yapay zeka, kuantum altyapısı ve endüstriyel robot yatırımlarına yönelik çağrılar başlattıklarını ekledi.
Kacır, iklim değişikliğiyle mücadele ve sürdürülebilirlik vurgusu yaparak, iklim politikalarında uluslararası düzenlemelerin hız kazandığı, temiz üretim ve yenilenebilir enerji yatırımlarının öne çıktığı bir dönemden geçildiğini söyledi. Yeşil dönüşümün küresel rekabet ve yeni ekonomik düzenin ana eksenlerinden biri haline geldiğini belirtti. 2053 Net Sıfır Emisyon hedefleri ve Avrupa Yeşil Mutabakatı doğrultusunda çevreyle uyumlu, yüksek verimlilik esasına dayanan ve sürdürülebilirliği merkeze alan bir üretim anlayışının benimsenmesinin önemini vurguladı.
Dijital dönüşümün, üretimin hızını, niteliğini, ölçeğini ve karar alma mekanizmalarını dönüştüren temel bir kuvvet haline geldiğini ifade eden Kacır, yapay zeka, siber güvenlik, nesnelerin interneti ve bulut bilişim gibi ileri dijital teknolojileri üretim süreçlerine entegre eden ülkelerin küresel değer zincirlerinde daha güçlü konumlandığını söyledi. Bu nedenle dijital dönüşümün, sanayinin rekabet gücünü koruması ve daha yüksek katma değerli üretime geçmesi bakımından ertelenemez bir öncelik olduğunu belirtti.
Bakan Kacır, ikiz dönüşümün (dijital ve yeşil) uzun vadeli ve doğru adımlar atıldığı takdirde sanayinin küresel rekabet gücünü artırmak ve daha sürdürülebilir üretim modellerini devreye almak için önemli bir fırsat penceresi olduğunu söyledi. Ekonominin lokomotif sektörlerinin sürdürülebilirlik ve verimlilik odaklı dönüşümünü desteklemek üzere Dijital ve Yeşil Dönüşüm programlarını hayata geçirdiklerini ifade etti. Bu programlar kapsamında firmalara 226 milyon liraya kadar nakit destek ve yatırımların yüzde 40’ına kadar vergi indirimi sağladıklarını açıkladı.
Teknolojik dönüşümü kalıcı kılmak için güçlü bir kurumsal anlayış, yenilikçi ve sürdürülebilir bir yaklaşımla mümkün olacağını belirten Kacır, bu vizyon doğrultusunda sanayici ve emekçileri yalın üretim ve dijital dönüşümle buluşturmak üzere ülke genelinde 12 model fabrika kurduklarını ve sayısını 16’ya çıkaracaklarını söyledi. İkiz dönüşümün sanayinin altyapısından enerji verimliliğine, dijital yetkinliklerden insan kaynağının gelişimine kadar birçok alanda eş zamanlı ve kapsamlı bir yeniden yapılanmayı icbar ettiğini belirtti.
Ulusal kaynakları tamamlayıcı nitelikte, uzun vadeli ve sürdürülebilir uluslararası finansman araçlarına erişimi artırmanın öncelikleri olduğunu söyleyen Kacır, Dünya Bankası işbirliğiyle yürütülen ‘Türkiye Yeşil Sanayi Projesi’, ‘Türkiye Organize Sanayi Bölgeleri Projesi’ ve ‘Türkiye Sosyal Kapsayıcı Yeşil Geçiş Projesi’ ile 1 milyar doların üzerinde finansmanı sanayicilere, KOBİ’lere ve yeşil teknoloji girişimlerine sunduklarını kaydetti. ‘Türkiye Sanayi Karbonsuzlaştırma Yatırım Platformu’ ile sanayinin yeşil dönüşüm yatırımlarına 2030’a kadar 5 milyar avroluk uluslararası finansman sağlama yolunda önemli bir adım attıklarını ifade etti.
Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası işbirliğinde 300 milyon avro finansman desteğini KOBİ’lerin gerçekleştireceği dijital dönüşüm projelerine sağladıklarını belirten Kacır, üyesi olunan Dijital Avrupa Programı ile sanayicilere, girişimcilere ve üniversitelere Avrupa’nın kritik dijital altyapılarına erişim imkanı sunduklarını söyledi. Avrupa Dijital İnovasyon Merkezleri ağına dahil olan 8 konsorsiyumun, Türkiye sanayisinin, KOBİ’lerinin ve kamu kurumlarının dijital dönüşümündeki önemli aktörlerden biri olacağını belirtti. Bu kapsamda AI EDIH Türkiye konsorsiyumunu tebrik etti.
Kacır, küresel gelişmelerin sanayi politikaları, üretim kabiliyetleri ve yatırım kararlarını yeniden şekillendirdiği bir döneme girildiğini, Türkiye’nin üretim altyapısını koruyan, güçlendiren ve yeni yatırımlarla genişleten bir sanayi atılımını kararlılıkla hayata geçirme arzusunda olduklarını ifade etti. 2012’de uygulamaya aldıkları teşvik sistemiyle ülke sathında pek çok yatırımın hayata geçmesine vesile olduklarını, 2012’den 2025’e kadarki dönemde yaklaşık 100 bin yatırım teşvik belgesi düzenleyerek 19 trilyon lira yatırım ve 3 milyon istihdamın önünü açtıklarını, bu yatırımların 43 bininin tamamlandığını kaydetti.
Küresel tablo ve Türkiye Yüzyılı hedeflerinin sanayinin dönüşümünü hızlandıran, teknoloji kapasitesini derinleştiren ve stratejik alanlarda üretim gücünü tahkim eden yeni bir teşvik yaklaşımını zorunlu kıldığını bildiren Kacır, karmaşıklıktan uzak, hedef odaklı, seçici ve yatırımcıların beklentilerini karşılayacak yeni bir teşvik sistemi planladıklarını söyledi. Yeni teşvik sisteminin Türkiye Yüzyılı Kalkınma Hamlesi kapsamındaki 3 farklı programla Milli Teknoloji Hamlesi’ni ve bölgesel kalkınmayı hızlandıracak yatırımlara en güçlü destekleri sunduğunu belirtti. Teknoloji Hamlesi Programı ile teknoloji seviyesi yüksek ve katma değerli yatırımları AR-GE’den seri üretime uçtan uca desteklediklerini ifade etti.
Yerel Kalkınma Hamlesi Programı ile atıl kaynakları üretime kazandırmayı, yerel ihtiyaçlara yanıt vermeyi, bölgelerin yetkinlik ve teknoloji üretim düzeyini geliştirmeyi ve bölgesel rekabetçiliği artırmayı hedeflediklerini anlatan Kacır, Türkiye Yüzyılı Kalkınma Hamlesi’nin üçüncü programı Stratejik Hamle kapsamında dış ticaret dengesini iyileştirici yatırımlar ile dijital ve yeşil dönüşüm yatırımlarına ayrıştırıcı teşvikler sunduklarını söyledi. Bu programlarda yatırım kredilerinde 14,8 puana kadar destek sağladıklarını, finansman kullanmayan firmaların hibe desteklerini makine-teçhizat desteği şeklinde almalarına imkan tanıdıklarını belirtti. Yatırımlar için öz kaynakla gerçekleştirilecek makine alımlarına, makine bedelinin yüzde 25’ine, yatırım tutarının yüzde 15’ine ve 301 milyon liraya kadar hibe desteği verdiklerini ekledi.
Sektörel ve Bölgesel Teşvikler kapsamında desteklerini öncelikli ve hedef yatırımlar listesinde yer alan, ekosisteme katkı sağlayacak stratejik projelere yönlendirdiklerini söyleyen Kacır, yeni teşvik modelinde kapasite fazlası olan sektörlerde verimli olmayacak yatırımları teşvik sisteminin kapsamından çıkardıklarını ve Genel Teşvik Sistemi’ni sonlandırdıklarını duyurdu. İstihdam teşviklerini, sosyo-ekonomik gelişmişlik endeksine göre 6 kademede uyguladıklarını hatırlatarak, 6. Bölge illeri, Cazibe Merkezleri Programı’ndaki iller ve depremden yoğun etkilenen 65 ilçedeki yatırımlara istihdam desteklerinin süresini 14 yıla kadar uzattıklarını belirtti.
Sanayi tesislerinin yoğunluğunu Marmara’dan Anadolu’nun dört bir yanına dengeli biçimde yayarak bölgesel sıkışmayı ortadan kaldırmak ve üretim gücünü ülke sathına yayan sağlam bir yapıya kavuşturmak amacıyla Sanayi Alanları Master Planı’nı hazırladıklarını vurgulayan Kacır, ilk faz çalışmaları kapsamında Samsun-Mersin hattında 13 ilde 17 yeni yatırım alanı belirlediklerini söyledi. Bu yatırım alanlarını altyapısı tamamlanmış, sosyal donatılarla zenginleştirilmiş, akıllı ve yeşil üretim üsleri olarak yatırımcının hizmetine sunacaklarını belirtti. Ayrıca, demir yolu, liman ve otoyol bağlantılarıyla bu alanları üreticiye lojistik maliyet avantajı sunan stratejik merkezler haline getireceklerini ifade etti.
Mevcut OSB’ler ile endüstri bölgelerinin demir yolları ve limanlara bağlantısını hızlandıracak altyapı projeleriyle rekabet gücünü yükselteceklerini vurgulayan Kacır, Master Plan’ın ikinci fazında Irak, Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri ile hayata geçirilecek Kalkınma Yolu Projesi güzergahında, özellikle Güneydoğu Anadolu’da yeni bir sanayi hattı kurmayı öngördüklerini söyledi. Mersin-Şırnak ve Trabzon-Şırnak Sanayi Gelişim Koridorları’nın bu hatla entegre olacağını, ardından Orta Koridor ve Zengezur Koridoru üzerinde yeni sanayi alanları oluşturmak üzere çalışacaklarını belirtti.
Tüm çabalarının katma değerli ve verimli üretimle, yüksek teknolojiyle, inovasyonla ve nitelikli insan kaynağıyla güçlenen, daha müreffeh ve daha güçlü bir Türkiye tasavvuru için olduğunu ifade eden Kacır, bu yolculuğa iştirak eden her bir yatırımcıyı ve müteşebbisini desteklemeye devam edeceklerini söyledi. Cumhurbaşkanının müjdesini verdiği İmalat Sanayi için Kredi Finansmanı ve İstihdamı Koruma Programı ile tekstil, giyim, deri ve mobilya sektörlerindeki işletmelere sunulan çalışan başına destek tutarını 3 bin 500 liraya çıkardıklarını ve bu programa büyük ölçekli firmaları dahil ettiklerini belirtti. Tüm imalat sanayi firmalarının yararlanması için de 100 milyar lira büyüklüğünde finansman programı oluşturduklarını ekledi.
Türkiye’nin en güçlü ve en iddialı haber teması: Seobaz Haber Teması. Hız, SEO uyumu ve modern tasarımıyla rakiplerinizi geride bırakın, haber sitenizi zirveye taşıyın.
Yorum Yap